“Ne yaparsam yapayım yeterince iyi olmuyor.”

Öz eleştiri ve mükemmeliyetçilik

İçeride hiç susmayan eleştirel bir ses, hata yapma korkusu, bitmeyen işler. Standartlarınızı düşürmeden kendinize daha adil davranmayı çalışırız.

Defalarca karalanmış el yazısı müsveddeler ve ortada tek satır yazılı temiz bir sayfa

Yüksek standartlar kendi başına sorun değildir; birçok insan onlar sayesinde iyi işler çıkarır. Sorun, standartların esneyemediği ve kişinin değerini yalnızca performansa bağladığı durumlarda başlar. O zaman başarı rahatlatmaz, yalnızca bir sonraki hedefe kadar kısa bir ara verir.

Bilişsel davranışçı terapide mükemmeliyetçiliğin kurallarını ve bunların bedelini görünür kılarız. Şema terapide ise eleştirel iç sesi bir “mod” olarak ele alırız: bu ses genellikle bir zamanlar sizi korumaya çalışmış, ama artık size zarar veren bir sestir.

Amaç sizi daha az çalışkan yapmak değil; hata yaptığınızda da kendinizle konuşabilmenizdir.

Neler yaşanabilir?

  • Başarıları küçümseyip hataları büyütmek
  • Bir işi “tam olmadı” diye bir türlü teslim edememek
  • Erteleme ve son dakikaya kalma döngüsü
  • Eleştiriye karşı yoğun hassasiyet
  • Dinlenirken bile suçluluk hissetmek

Kimler için?

  • Yüksek standartlarının kendisini yorduğunu fark edenler
  • Akademik ya da iş hayatında sürekli “daha fazlası” gerektiğini hissedenler
  • Kendine karşı başkalarına olduğundan çok daha sert olanlar
  • Ertelemenin ardındaki korkuyu anlamak isteyenler

Öz eleştiri ve mükemmeliyetçilik: nasıl çalışırız?

  • Sesin kaynağı

    Eleştirel iç sesin ne zaman, kimden öğrenildiğini ve sizi neye karşı korumaya çalıştığını anlamaya çalışırız.

  • Standartlar ve maliyet

    Kurallarınızı yazar, her birinin size neye mal olduğunu birlikte hesaplarız.

  • Davranış deneyleri

    Bir işi “yeterince iyi” bırakıp ne olduğunu gözlemleriz.

  • Şefkatli bakış

    Hatalarınıza bir arkadaşınıza bakar gibi bakmayı deneyimsel tekniklerle çalışırız.